Yeraltı Edebiyatı Nedir?

Toplum ahlakına aykırı konuların ve toplumdan soyutlanmış hayatların ele alındığı Yeraltı Edebiyatı hakkında sizler için bilgilendirici bir yazı yazdık.

Genellikle son derece haşin ve istisnai bir dille alkoliklik, uyuşturucu kullanımı, aşırı cinsellik, sapkınlık gibi toplum ahlakına aykırı konuların ve toplumdan soyutlanmış hayatların ele alındığı Yeraltı Edebiyatı; 19. Yüzyılın ortaları ile 20. Yüzyılın başlarında ortaya çıkan bir edebiyat akımıdır.

Bazı kaynaklar bu akımın kökenlerini Fransız yazar ve Sadizmin (toplumun dayattığı tüm erdemleri reddetmek ve başkasına acı çektirmekten hoşlanmak olarak özetlenebilecek yaşam felsefesi) fikir babası olan “Marquis De Sade’ın” (1740-1814) eserlerine kadar götürse de, akımın baskın olduğu dönem için 20. Yüzyılı işaret etmek isabetli olacaktır. Kendisinden önceki birçok edebi kural ve kalıbı reddeden akımın öncüleri arasında ise “Chuck Palahniuk”, “Charles Bukowski”, “Slyvia Plath”, “Henry Miller” gibi isimler yer almakta. Ülkemizde ise bu akımın uygulayıcıları ve temsilcileri olarak “Oğuz Atay” ve “Küçük İskender” gösterilebilir. Özellikle Chuck Palahniuk’un “Dövüş Kulübü” (Fight Club) adlı eserinin Hollywood’un usta yönetmeni David Fincher tarafından 1999 yılında sinemaya uyarlanması ile büyük bir takipçi kitlesi kazanan akım da son yıllarda etkisini giderek arttırmıştır.

Bazı Önemli Yeraltı Edebiyatı Eserleri

  • Ölüm Pornosu (Chuck Palahniuk-2008): Kadın bir porno sanatçısının kariyerinin rekor denemesi amacıyla aynı anda 600 erkekle seks yapma girişimini anlatan kısa roman gerek müstehcen dili, gerek insanın midesini bulandıran olay örgüsüyle akımın dikkat çeken eserlerinden.
  • Kadınlar (Charles Bukowski-1978): Bukowski’nin bu romanında bir erkeğin gözünden kadın erkek ilişkilerinin inebileceği ve laçkalaşabileceği sınır noktalar ele alınırken yazarın tercih ettiği kadınları ikinci plana atan ve yer yer de hakir gören üslup, eserin yazıldıktan 50 yıl sonra bile ciddi tepkilere maruz kalmasına neden olmuştur.
  • Sırça Fanus (Sylvia Plath-1963): Bir başka Amerikan yazar olan Slyvia Plath’in bu romanında; 20’lerinde bir genç kız olan ana karakterimizin insan ilişkilerinde aldığı yanlış kararlar ve toplumun güzellik algıların üstünde oluşturduğu baskı doğrultusunda son derece hızlı biçimde masumiyetini yitirmesi ve toplumdan koparak ölümüne doğru koşar adım ilerlemesi son derece akıcı biçimde işlenmekte.
  • Tutunamayanlar (Oğuz Atay-1972): Romanda; ana karakterimiz Turgut Özben’in, arkadaşı Selim İleri’nin intiharını ve sebeplerini araştırırken adım adım kendini tüm insanlıktan soyutlayış süreci anlatılıyor. Post-modern edebiyatın tüm imkânlarının son derece profesyonel biçimde kullanıldığı romanda gerek muazzam psikolojik tespitler, gerek duyguyu yüksek yoğunlukta okura aktaran usta işi pasajlar ile kapkaranlık bir dünya sunan Atay’ın bu romanı; her Türk entelektüelinin kitaplığında bulunması gereken bir şaheser.

Etiketler: , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. Yeraltı Edebiyatı Nedir? için yorumda bulun

    Yeraltı Edebiyatı Nedir? için henüz bir yorumda bulunulmamış! Hemen üst alanda bulunan formu kullanarak Yeraltı Edebiyatı Nedir? için ilk yorumu yapabilirsin.